10 Kasım 2010 Çarşamba

Pin-Up: Biz proje grubu değiliz!


Her ne kadar 'Üretim Hatası' diyerek dikkat çekseler de Pin-Up çok uzun bir zamandır müzik piyasasının içinde. Bugüne kadar birçok organizasyonda performans sergileyen Pin-Up ile ilk single'larının yayınlanmasını takiben çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdim.

Pin-Up sözkonusu olunca kaçınılmaz soruyla başlayalım…Uzun zamandır piyasanın içindesiniz, Placebo konseri dahil olmak üzere birçok organizasyonda yer aldınız; ama resmi bir kayıt yayınlamanız ancak bu zamana denk geldi? Ne oldu da bu kadar uzun bir süre aldı?
Ayşegül: Aslında bu durum, grubumuzun en iyisini aramasından kaynaklandı.

Peki tamam dediğiniz an ne zamandı?
Ezgi: Biz 2,5 senedir Türkiye’nin en önemli prodüktörlerinden Ozan Çolakoğlu ile beraber çalışmaya başladık. Fakat biz çok sabırsız davrandık. Bu albüm oluşuyor ve bitmek üzere. En azından bir tane şarkıyı yayınlayalım bize de bir motivasyon olur, “Biz geliyoruz”un sinyali olur, bir öncü deprem olur dedik.

‘Üretim Hatası’nın bu aşamada seçimi nasıl oldu?
Ezgi: Bu şarkı Ayşegül’ün şarkısı, sözlerini müziğini kendisi yaptı.
Ayşegül: Bu tabii ki alışılmışın dışında bir şarkı olduğu için özellikle bunu tercih ettik. Gerçi diğer şarkılarımızın da bundan aşağı kalır bir yanı yok. Ama Pin-Up’ın tarzının anlaşılması açısından çok yerinde bir karardı. Bunca zaman Pin-Up’ın konserine gelenler, yakından takip edenler zaten Pin-Up’ın çizgisini öngörebiliyorlar. O yüzden bizi uzun zamandır bilenleri çok şaşırtmayan bir şarkı oldu. Aslında şarkıda çok sert, çok küfürlü, agresif bir taraf da yok. Günlük hayatta kullandığımız kelimeler bunlar. Amacımız bu şarkıyla mümkün olduğu kadar direk ne anlatmak istiyorsak, paylaşmak istiyorsak net bir dille anlatmaktı.

Albümün genel atmosferi nasıl şekilleniyor?

Ayşegül: Pin-Up’ın atmosferi demek aslında daha doğru olur. Çünkü Pin-Up’ın çok uzun yıllar içerisinde oturttuğu bir çizgi var. Mümkün olduğunca bunu korumak gayesindeyiz. Çünkü bu tamamiyle bizi yansıtıyor. Dediğimiz gibi ne paylaşmak istiyorsak, ne yaşıyorsak son derece direk ve kesin bir karakterle bunu şarkılarımızda taşımak amacındayız. O yüzden bir bilgisayar oyunundan futbol maçına kadar her şeyi görebilirsiniz Pin-Up’ın şarkılarında. Gördüğünüz, duyduğunuz her şey biziz.

Enstrümanlarınızı çalmanız haricinde albümün kayıt sürecindeki iş dağılımınız nasıl? Şarkı yazımı bir kişi üzerinden mi gidiyor, yoksa grubun tamamına yayılmış durumda mı?
Ayşegül: Bizde şarkıyı yapan kişi genel olarak şarkının düzenlemeleri yapıp bitirmiş bir şekilde getiryor. Çünkü hepimiz bilgisayar programlarına ve müzik teknolojisine hakim müzisyenleriz. Bu açıdan genel olarak ben şarkıları yazıp bitirip getiriyorum. Aramızda pasladığımız noktalar oluyor, sıkıştığımız noktalarda. Ezgi’nin kendi parçaları oluyor. Ayşe zaten elleri dolu geldi Pin-Up’a. Onu transfer ettiğimizde materyal birikmişti, onları düzenleme fırsatı bulduk. Özlem’in de şarkıları var. Herkesin kendince bir katkısı oluyor. İtmeyle, dördümüz kafa kafaya verip hadi şarkı yapalım diyen bir grup değiliz. İçimizden geldiği gibi oluyor.

Albümde Ozan Çolakoğlu haricinde kimler var?
Ayşegül: Single’ın miks ve mastering’ini Barış Büyük yaptı. Onun dışında da birbirimize yetiyoruz. Daha ne olsun ki?:) Dört tane güzel müzisyen, bir tane de çok değerli müzisyen Ozan Çolakoğlu, yeter yani.
Ezgi: Klibin de yönetmeni Kemal Doğulu’ydu.

Kemal Doğulu ile ilgili soruya sıra geliyordu, benden önce davrandınız. Bugüne kadar pop çalışmalarıyla gördük onu, sizin bir araya gelişiniz nasıl oldu?

Ayşe: Sony aracılığıyla tanıştık Kemal Doğulu’yla. Çok şeker bir insan. Klip de çok eğlenceli oldu dolayısıyla.
Özlem: İlk duyduğunda proje onu çok heyecanlandırdı. Biz de onunla çalışmaktan çok büyük bir keyif aldık. Çok da güzel bir çalışma çıktı ortaya.
Ayşegül: Pin-Up’ı duyup da heyecanlanmamak mümkün mü?:)))

Size göre Pin-Up’ın en önemli özelliği nedir?
Ayşegül: 2003’ten beri sahne aldığımız düşünülürse ki bunun daha öncesi de var. Amatör deneyimlerimiz ve bu grupla beraber verdiğimiz konserlerimiz, uluslararası konserlerimiz vs… Bu açıdan sahne deneyimi çok fazla olan bir grubuz. Grubuz ya da kızlarızdan ziyade aslında müzisyenleriz demeyi tercih ediyorum. Çünkü işimizi ciddiyetle yaptığımızı düşünüyorum, her ne kadar eğlensek de.

İşi ciddiye almasaydınız belki de bu kadar yılın ardından şu anda Pin-Up olmayabilirdi?
Ayşegül: Tabii… Bu açıdan Pin-Up’ın en büyük farkı sizce nedir diye sorarsanız, 10 yıl bir arada olup da bu kadar zorluğa, albüm sürecinin bu kadar uzun sürmesine rağmen bir arada olmamızdır. Bunu da eklemeden geçemeyeceğim; bu arada kendi şarkılarını yazıp yayınlayan ve sektörel anlamda müzik dünyasına giriş yapabilen tek kadınlardan kurulu müzik grubu da Pin-Up oldu. Bu da bulamayacağınız bir durum aslında.

Daha çok erkeklerden kurulu gruplara alışık olanlar Pin-Up’ı görünce altında mutlaka bir proje yatıyordur düşüncesine kapılıyor.
Ayşegül: Pin-Up’ın bir proje grubu olmadığını altını çizerek söylüyoruz her defasında. Zaten çok uzun yıllardır süren bir arkadaşlığımız da var. En zor okullardan da geçtik müzisyen olarak diyebilirim. Türkiye’de tabii müzikal anlamda çok olumsuzluklar var, bunlarla da mücadele ederek bu noktaya geldiğimizi düşünüyoruz.

Albüm yayınlandıktan sonraki en büyük hayaliniz ne şu anda?
Ezgi: Konserler… Hiç gitmediğimiz, hiç görmediğimiz şehirlerde bulunmak istiyoruz, oradaki atmosferi tatmak istiyoruz. Albüm çıkmadan önce de zaten birçok şehirde çalma imkanımız olmuştu; fakat gitmediğimiz çok fazla şehir var. Oralarda da bulunmak istiyoruz. Bizim amacımız olabildiğince çok insana ulaşmak.

‘Üretim Hatası’nı ilk kez radyoda duyduğunuzda neler hissettiğiniz?
Ezgi: Buraya gelirken arabada duydum, çok heyecanlandım. Tüylerim diken diken oldu. “Bir şeyler başarıyoruz” dedim. İnsanların ger dönüşleri çok güzel oluyor.


Şu ana kadar gelen tepkiler nasıl peki?
Ayşegül: Samimiyetle yapılan her işin takdir göreceğine inandığımız için şu ana kadar aldığımız tepkiler bizi tatmin etti. Tabii güzel bir gelişme ve aslında bize bir şey gösteren bir gelişme kadın dinleyicilerin, genç kızların daha daha çok ilgisini çekmiş olması, daha kendilerine yakın bulmaları. Demek ki biz bunu başardık. Amacımız buydu. Neysek onu yansıtmak.
Ezgi: Bu işte var olabileceklerine inanmalarını sağladık belki de. Aileleri meslek olarak çocuklarına teşvik edebilirler başarılı olmaya devam edersek. Ki öyle bir amacımız var.

Beraber çalışmak istediğiniz kadın müzisyenler?
Özlem: Kibariye’yle çalışmayı ben çok isterim.
Ayşegül: Valla, hiç çalışılmamış olanıyla çalışmayı isteriz. En iyi düet, hiç yapılmamış olan düettir.

Son olarak sizi bu kadar zamandır takip eden dinleyicilerinize söylemek istedikleriniz var mı?
Özlem: Biz uzun bir süredir sahne almıyorduk. Sabır gösterdik. Konserde çok büyük bir enerji patlaması olacağını düşünüyorum. Seyircinin de bizimle beraber bu sabrı göstermesi bizim için çok önemli. “Onlar artık müzik piyasasında yoklar” deyip sırtlarını çevirip gidebilirlerdi. Hala bizimle olmaları bizim için gurur verici bir durum.

0 yorum:

Yorum Gönder