Hangi şarkıların çalındığının önemi olmadığı konserler vardır. Sahnedeki grup ya da şarkıcı öylesine güçlü bir müzikle sizi vurur ki sözler sadece o ana eşlik eden öğeler oluverir bir anda. Ya da ortaya öyle bir şov koyarlar ki başka hiçbir şeyin anlamı kalmaz gözünüzde. Ya da öylesine güçlü sözler duyarsınız ki ne gitar, ne de bateri sizi o daldığınız hayal aleminden çıkartamaz. MFÖ dediğinizde ise işe bu üç önemli unsurun hepsini birden dahil etmeniz gerek. Grubun kaleminden çıkan sözleri nasıl sıfatlarla tanımlayacağımı bilemiyorum, benim kelime hazinem yetmez. Öylesine güçlü, öylesine insanı sürükleyip götüren sözler ki daha ilk sözde insan kendini bırakıp gidiyor. Ya o üçlü ve arkasındaki müzisyenlerden yayılan müziğe ne demeli? Muh-te-şem!!! Başka bir sıfat? Ben bulamadım, siz bulursanız bana da söyleyin. Sahnede Mazhar, Fuat ve Özkan varken şov için hiçbir şey diyemem. Mazhar Alanson’un sahnede durması, hiçbir şey yapmadan durması bile yeterli. Ya Fuat Güner? Gitarıyla öylesine bir bütün ki gözünüzü alamıyorsunuz. En çılgınları Özkan Uğur’a ne demeli? Deli, çılgın, tam bir şov adamı, mükemmel bir oyuncu… Say say bitmez. İşte bu üçlü, dün gece Bodrum İskelesi’nde uzun zaman hafızalarımızdan silinmeyecek bir konser verdi. Dedim ya hangi şarkıların çalındığının önemi yok diye. Gerçekten de siz de bu performansı ya da geçin sadece dün geceki konseri, herhangi bir MFÖ konserini izlerseniz aynı şeyi düşünürsünüz. Kafanızda onu niye çalmadı, bunu niye çalmadı gibi sorular asla olmaz. Çünkü sahnedeki üçlü, ne çalarlarsa çalsın müzikleriyle varlar, kendileri olarak o sahnedeler ve o sahneye tanıdığım herkesten daha çok yakışıyorlar. Zaten biz tam da bu yüzden onlara “efsane” demiyor muyuz? Türk popüler müzik tarihinin yaşayan nadide efsanelerinden birini bir kez daha canlı canlı izlediğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Yine de neler çaldıklarını merak ediyorsanız listeyi hemen sıralayayım… Açılış MFÖ dendi mi ilk akla gelen şarkı yani ‘Ele Güne Karşı’ ile yapıldı, ardından ise dilimizden hiç düşmeyen ‘Mazeretim Var Asabiyim Ben’ geldi, hemen sonra ise ‘Ah Bu Ben’ ve Özkan’ın seslendirdiği ‘Bazen’ sıralandı peşi sıra. ‘New York Sokaklarında’, ‘Sakın Gelme’, ‘Mecburen’, ‘Psikopat’, ‘Yandım’, Kaybedenler Kulübü resmi şarkısı ‘Yalnızlık Ömür Boyu’, ‘Tam Ortasındayım’ nameleri çınladı Bodrum İskele’de. Ve sıra geldi ‘Yalnızlar Garı’na… Sıkı bir rock şarkısı karşıladı bizi ‘Yalnızlar Garı’nda. Bu yeni düzenleme çok ama çok güzeldi; mutlaka dinleyin. (Dayanamayıp videoya da çektim, aşağıda izleyebilirsiniz.) Hemen ardından ‘Diday Diday’, ‘Buselik Makamı’, ‘Güllerin İçinden’, ‘Ne Bileyim Ben’ ve Özkan’ın sayko şovuyla bitiminin hemen ardından tezahüratlar eşliğinde bir kez daha seslendirilen ‘Olduramadım’ binlerce kişinin iyice MFÖ rüzgarına kapılmasına yol açtı. Bu çılgın şovun ardından biraz soluklanalım deyip ‘Vurgun Yedim’, ‘Benim Hala Umudum Var’, ‘Sarı Laleler’ geldi. Konserin normal süresi ise bir MFÖ klasiği ‘Ali Desidero’ ile sonlandı. Ancak daha MFÖ son notayı çalmadan İskele’yi dolduran binlerce kişinin “bir daha” tezahüratlarıyla üçlü sahneye yeniden çıktı. İşte beklediğim şarkı; ‘Sude’! Bu şarkının üzerine yazılmış daha güzel bir şarkı, beste var mıdır, bilmiyorum. MFÖ’dan saatlerce, günlerce dinlesem ve izlesem hiç bıkmayacağım bir şarkı ve performans. (Tabii ki kendime hatıra olsun diye onu da çektim:)) Bodrum’a gelmişken MFÖ’den ‘Bodrum’ dinlemez mi? Müthiş bir koro eşliğinde Bodrum semalarında ‘Bodrum Bodrum’ sesleri yankılandı. Ve son olarak bir kez daha bu sefer biz söyleyip MFÖ bize eşlik ederek ‘Ele Güne Karşı’ dedik.
Sude
Yalnızlar Garı
0 yorum:
Yorum Gönder