25 Şubat 2012 Cumartesi

Selah Sue @ Babylon

2012'nin heyecanla beklediğim konserlerinden biriydi Selah Sue. Biletimi de aylar önce satışa çıktığında almıştım. Geriye sadece 23 Şubat'a çok çok acil ve önemli bir iş çıkmaması için dua etmek kalmıştı ki tüm dualarım kabul oldu ve 23 Şubat Perşembe gecesi hiçbir aksilik çıkmadan Babylon'daki yerimi aldım. Hatta konserden birkaç saat önce Selah Sue ile bir araya gelip hakkında merak ettiklerimi de yanıtlattım. Yanıtlar tabii ki 46 Magazine yeni sayıda olacak. Ancak şu kadarını söyleyebilirim ki Selah Sue, ekibimizin gönlünü fethetti. Biz kendisini çok sevdik, o da bize akşam mükemmel bir müzik ziyafeti çekti. Kusura bakmayın ama gerçekten bu performansı kaçırdığınız için üzülün!

Reggae, hip-hop, soul, caz ve yer yer pop'u harmanladığı müziğiyle geçtiğimiz yılın bana göre en iyi keşiflerinden biri Selah Sue. Mainstream ekip Zaz peşinde koşarken (tamam ben de Zaz'ı sevdim; ama ortada abartılacak bir durum göremiyorum) benim kalbimi Selah Sue, 'Fyah Fyah' ve 'Raggamuffin' ile çalmıştı ilk başta. Ardından kendini adını taşıyan ilk albümünü baştan sona dinlediğimde ne cevherlerin var olduğunu gördüm. Hem de daha ilk dinlemede, gerisini siz düşünün.'Crazy Vibes', 'Peace Of Mind', 'Crazy Sufferin Style', 'Please', 'This World' derken tüm albümün fan'ı oldum diyebilirim. Bu şarkıları ve daha fazlasını izlemek/dinlemek üzere Babylon'dan içeri adım attığımda gecenin bu denli kalabalık olacağını kestirememiştim. Tamam biletler günler öncesinden sold-out olmuştu; ama gelenlerin büyük çoğunluğu da sahnedeki sanatçıya hakkını teslim eder ve gerçekten Selah Sue dinleyenlerden oluşuyordu. Yani en bilindik şarkılarda sadece eşlik edilmedi Belçikalı sanatçıya, neredeyse her şarkıda kendi kendine şarkıları mırıldananlar vardı.

Böylesi coşkulu bir kalabalık karşısına yanları siyah şeritli bol beyaz bir bluz, siyah etek ve siyah taytla çıkan Selah Sue, ilk iki şarkısını akustik yorumlayarak 'merhaba' dedi. Doğu Avrupa'daki ilk konserine çıktığını da söylemeyi ihmal etmedi. Röportajımız esnasında da nasıl bir kitleyle karşılaşacağını ve Babylon'da nasıl bir performans sergileyeceğini merakla beklediğini söylemişti, heyecanı da gözlerinden okunuyordu zaten. O heyecanı konser boyunca hiç yok olmadı. Onlu yaşlarda müziği profesyonel kariyeri olarak seçmeyi hiç planlamadığını her fırsatta dile getiren Selah Sue, iyi ki hayatını müzikle doldurmaya karar vermiş. Zira perşembe gecesi sahnede gördüğüm genç kadın, o kadar sahneye ve müziğe ait ki sahne üzerindeki her hareketi, her mimiği müziğine hitap eder gibi geliyor.

Selah Sue haricinde sahne üzerindeki grubunu da ayrıca takdir etmek gerekiyor. Özellikle de keyboard'lardan sorumlu Joachim Saerens ve baterist Jordi Geuens ayrıca izlenmesi gereken iki müzisyen. Basçı Erik Rademakers ve gitarist Yannick Werther de sahnedeki kusursuz şovun olmazsa olmaz tamamlayıcıları olarak yerlerini almışlardı. Şahsen ara ara adeta rock'n roll bir keyboard izliyormuşum izlenimine kapılmadım değil Joachim'i izlerken. Kendi başına sahnede olsa yine göz kırpmadan izlenir diye düşünmedim değil.

Gecenin sürprizi kuşkusuz ki 'Fyah Fyah'ın akustik versiyonu ve yepyeni Selah Sue şarkısı olmuştur. Bis'in ardından konserin kapanışı için en sona saklanan yepyeni Selah Sue şarkısı başlı başına ayrı bir olay oldu. Reggae, hip-hop, soul, caz ve hatta pop'u harmanlayan Selah Sue, bu sefer dubstep'e el atmış. Ortaya çıkan sonuç nasıl derseniz, konseri sırf bu nedenle kaçırdığınız için bile üzülmeniz gerek derim. Tüm konseri ayrı ele alıp bu şarkı üzerine de ayrıca konuşabilirim. Son dönemin yükselen trend'i dubstep, Selah Sue'nun müziğinde kendisine apayrı bir yer açmış. Ben şarkıyı çok beğendim, yakın zamanda bir yerlerde duyarsanız umarım siz de beğenirsiniz. Yeni Selah Sue şarkısına gelene kadarki bölüm ise tekrarına ancak yine bir Selah Sue konserinde rastlayacağımız türden bir müzik ziyafeti oldu. 'Peace Of Mind', bence gecenin en hit parçası oldu. Selah Sue'nun mükemmel yorumu 'Crazy Sufferin Style'ı konserin belki de en hit ikinci şarkısı yaptı. 'Fyah Fyah'ın akustik halini de dinlemenizi ısrarla tavsiye ederim. Ve tabii Selah Sue'yu keşfetme şarkım 'Raggamuffin'ı da canlı canlı dinlemek pek güzeldi.

Kısaca özetlemem gerekirse Selah Sue, gerek enerjisi, gerek müzikalitesiyle uzun zaman unutulmayacak cinsten bir konserle Babylon sahnesinden geçti. Gönül ister ki Selah Sue'yu bir de açıkhava festivallerimizden birinde izlemek.

0 yorum:

Yorum Gönder